Nazar Var mıdır? Nazardan Korunmak İçin Hangi Yöntemler Kullanılır?

Günlük hayatta ve yaşamın bazı noktalarında, beklemediğiniz ve hiç düşünmediğiniz anlarda negatif titreşimler algılayabilirsiniz. Bu titreşimler bulunduğunuz ortamdan ve aynı ortamı paylaştığınız insanlardan kaynaklanabilir. Sebepsiz yere ortaya çıkan ve ruh hâlinize etki eden bu durum, kültürümüzde nazar olarak adlandırılır. Nazar değmesi olarak da tabir edilen bu durum, size iyi gelmeyen ve sizi negatif yönde etkileyen kötü enerjiyi ifade eder. Toplum içerisinde bulunduktan sonra beklenmedik şekilde kendinizi hâlsiz hissetmeniz ya da sizi rahatsız eden bir hissin etkisine kapılmanız nazar kaynaklı bir durum olabilir. Eğer nazara yakalanmanıza belli birinin sebep olduğunu düşünüyorsanız bu durum o insanın size karşı yanlış bir şey yaptığını veya kötü niyetli olduğunu ifade etmez. Nazar değmesi durumu yalnızca kişinin o anda yaydığı enerjinin size iyi gelmemesiyle açıklanabilir. Peki, nazar ne demek?

Nazar Nedir?

Kökeni Neolitik çağlara kadar uzanan nazar, varlığını geçmişte olduğu gibi günümüzde de etkili bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Nazar inancı, farklı pek çok toplumda yaygın olarak görülüyor. Kültürümüzde de baskın bir şekilde yer alan bu inanış, çeşitli şekillerde ortaya çıkabiliyor. Nazar, bir kişiden başka bir kişiye veya bir nesneye geçen kötü enerji olarak tanımlanabiliyor. Bir diğer değişle kişinin Raja-Tama titreşimlerinden olumsuz olarak etkilenmesi şeklinde de açıklanabiliyor. Varoluşun temel güçleri arasında bulunan Raja ve Tama titreşimleri, ruhsal varlığımızı negatif olarak etkiliyor. Beklenmedik anlarda karşılaşılan bu titreşimler sonucunda ise kişi nazar diye tabir edilen kötü enerjiye maruz kalıyor.

“Hayranlık ve aşırı beğenme esnasında biraz da kıskançlığın etkisi ile gözlerden yayılan ışınların meydana getirdiği ve genelde bakılan nesnelerin bozulması, kırılması ya da eğer insansa sağlının bozulması şeklinde tezahür eden olaylar, halk arasında nazarla açıklanmaktadır.

Nazar etkisinin ve gözden yayılan ışınların doz ve oranının insanların kızgın, sinirli, heyecanlı ve kıskançlık anlarında daha da arttığı ve tahrip gücünün yükseldiğini tahmin etmekteyiz. Bu güç, renkli gözlü insanlarda diğer göz renklerine sahip insanlara nazaran daha artmakta ve tehlikeli olmaktadır.”

Biyoenerji ile nazar arasında bir bağ var mıdır?

“Biyoenerji ile çeşitli hastalıkların tedavi edildiğini ya da edilmeye çalışıldığını hepimiz bilmekteyiz.Biyoenerji gerçeğini artık yavaş yavaş modern tıpta kabul etmeye başlamıştır. Şurası bir gerçek ki vücuttan henüz ne olduğunu anlayamadığımız bir enerji yayılmaktadır.O halde neden gözden de, elektromanyetik, ultraviyole, kızılötesi ya da morötesi gibi ışınlar yayılmasın.

Peki, kimlerin nazarı değer?

Kıskanç bir tutum içerisindeki insanlarla aynı ortamda bulunan birey, o kişilerin yaydığı negatif titreşimlerden etkilenebilir. Bununla birlikte nazar bazen hayranlık ve aşırı sevgi durumunda da varlık gösterebilir. Bu etkiler sonucunda ise kişide beklenmedik bir anda fiziksel veya zihinsel tepkiler ortaya çıkabilir ancak negatif titreşimlerden etkilenme durumu kendini her kişide farklı ölçülerde ve farklı şekillerde gösterir. Nazar bazı insanlarda baş veya göz ağrısı gibi fiziksel bir etki yaratırken bazılarında ise şanssızlık ve istediğini başaramama gibi sonuçlara yol açtığına da inanılır.

Nazar Nasıl Anlaşılır?

Nazarın belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve ‘nazar değmesi’ olgusu kültürlere göre farklı şekillerde yorumlanır. Genel olarak şanssız bir durumun yaşanması, kişinin enerjisinin düşmesi, hayat enerjisinin kaybı, kaza gibi durumların dışarıdan gelen -negatif- bir etki sebebiyle olduğuna inanılır.

Varoluşun enerji ve titreşimlerden oluştuğu bilgisiyle bakarsak, kişilerin niyetleri ve o niyetle karşısındaki kişiye bakışı elbette hem kişiyi hem de alanı etkileyecektir. Ancak nazar konseptini anlamaya çalışırken, başımıza gelen her olayın ‘başkası yüzünden’ geldiğine inanmak çok da doğru değildir.

Nazar kelime anlamı olarak ‘göz atma, bakış atma’ demektir. Hayatın akışı içerisinde üzerimizde her daim bakışlar olacaktır. Burada asıl fark edilmesi gereken kendi enerji alanımızı güçlü tutmak ve korumaktır. Başkalarına suç atma hali, -nazar enerjisi alan da olsa dahi- bize bir fayda sağlamaz. Bu sebeple dışarıdan gelen bir enerji ile yaşadığımız olumsuz olayların farkına varmak ve bu farkındalık ile alandan ya da kişilerden uzaklaşmak aslında yapabileceğimiz en basit ve etkili çözümdür. Bu tutum, suçlama ve negatif alanda takılı kalmadan hayatın akışı içinde sınırlarımızı çekmemize de vesile olacaktır.

Farklı kültürlerdeki yaygın inanışlara göre nazar yalnızca insanları etkilemez. Nazarın en az insanlar kadar cansız nesneleri de etkisi altına aldığı düşünülür. Nazar değen eşyalarda ise kırılma ve zarar görme gibi problemler oluşabilir. Bir arkadaşınızın kolyenizi beğenmesinin ardından onun beklenmedik bir şekilde kopmasının ya da kaybolmasının da bu durumla bağlantılı olduğuna inanılır.

Nazardan Korunmak için Ne Yapılır?

Günlük hayatta veya yaşamın farklı dönemlerinde bulunduğunuz ortamlarda kötü titreşimler algılayabilirsiniz. Bu titreşimler, belirli bir nedene bağlı olmadan aniden ortaya çıkabilir. Beklenmedik bir anda gelişebilen bu durum ise “Nazar için ne yapılır?” sorusunu da beraberinde getirir. Size iyi gelmeyen her türlü enerjiyi kapsayan bu durumdan korunmak için bazı geleneksel yöntemlerden ve sembollerden faydalanabilirsiniz. Nazardan korunmak için kullanılan semboller her kültürde farklılık gösterse de bizim geleneklerimizde yer alan uygulamalar ülkenin dört bir yanında yaygın biçimde kullanılır. Kültürümüzün gerektirdiği bu yöntemler ise farklı etkilere sahip oldukları için iki farklı gruba ayrılır. İlki, nazar değmeden önce yapılacak olan uygulamalar. Bu noktada kullanılan yöntemler, negatif enerjiyi engellemek amacıyla yapılır ve kişiyi nazarın olumsuz etkilerinden korur. İkincisi ise nazar değdikten, yani kişi negatif enerjiye maruz kaldıktan sonra yapılacak olan uygulamalar. Bu yöntemler sayesinde nazar etkisiz hâle getirilir ve kişi üzerinde hissettiği olumsuz enerjiden sıyrılır. Siz de ihtiyacınıza yönelik sembolleri kullanarak kötü enerjileri kendinizden uzaklaştırabilirsiniz.

Peki, nazardan korunmaya yardımcı olan kadim yöntemleri daha yakından incelemeye ne dersiniz?

Nazar Değmeden Önce Yapılan Uygulamalar

Nazar Boncuğu Takmak:

Göz figürü tarih boyunca pek çok farklı kültürde ve dini inanışta yer almış olan bir sembol. Kötü titreşimleri uzaklaştıran güçlü bir tılsım olarak kabul edilen göz figürünün kültürümüzde de insanı kem gözlerden koruduğuna inanılır. Kişinin dünyaya açılan penceresi olarak simgelenen bu figür, iyi ve kötü fark etmeksizin tüm düşüncelerin çıkış noktası olarak kabul edilir. Eski dönemlerden beri ise mavi renkli taşların kişiyi kötü niyetli bakışlardan koruduğuna inanılır. Burada taşların renkli özellikle de mavi olması aslında renk titreşimleri ve o titreşimlerin gücü ile alakalıdır. Mavi rengin titreşimi ve dikkat çekiciliği ‘bakan gözleri’ kendine doğrultur böylece halk arasında ‘kem göz’ diye tabir edilen etki alanından kurtulmuş olursunuz. Kültürümüzde son şeklini alan ve nazar boncuğu olarak adlandırdığımız bu göz figürlü taşlar, kıskanç ve kötü niyetli bakışların etkisini ortadan kaldırmak için yaygın olarak kullanılır.

Delikli Taş Takmak:

Nazar değmemesi için yapılacak olan uygulamalardan bir diğeri ise delikli taş takmak. Delikli taş, eski çağlardan itibaren Anadolu’da yaşamı ve yeniden doğuşu simgeleyen önemli bir figür olarak kabul edilir. Bununla birlikte ortasında yuvarlak oyuk bulunan taşların nazarı uzaklaştırdığına da inanılır. Delikli taş, ülkemizde özellikle Mersin yöresinde nazardan ve kem gözlerden korunmak amacıyla sıklıkla kullanılır. Delikli taşı bulup bir ip yardımıyla boyna asmak, o kişiyi kötü titreşimlerden korur. Eğer bu taş bir evin girişine asılırsa hem evi hem evde yaşayan insanları nazardan korumuş olur.

Koruyucu Doğal Taşlardan Yararlanmak:

Nazarı engellemek için koruyucu doğal taşlardan yararlanmak da en yaygın kullanılan kadim yöntemler arasında yer alır. Özellikle turkuaz taşının eski çağlardan bu yana nazarı önleyen en etkili doğal taş olduğuna inanılır. Bu taş kötü enerjiyi kendine çekerek içine hapseder ve takan kişiyi kötü bakışlardan ve enerjilerden uzak tutar. Ayrıca dikkatleri üzerine toplayan sedef taşının da aynı etkiye sahip olduğuna inanılır.

El Şeklindeki Nesneleri Kullanmak:

Halk arasında bakır veya demir gibi farklı madenlerden yapılan el şeklindeki nesneler de nazarı önlemek için tercih edilen semboller arasında yer alır. Beş parmağı açık olacak şekilde tasarlanan bu figürün, yalnızca bizim kültürümüzde değil; dünyanın farklı yerlerinde de kötü enerjiyi önlediğine inanılır. Bununla birlikte şifanın, ilmin ve şansın sembolü olduğu düşünülen Fatima’nın Eli de yine aynı amaçla kem bakışlara karşı kişiyi korumak için sıklıkla kullanılır.

Kapıya Bitki Asmak:

Eski dönemlerde, kurumuş çiçek dalları ve çeşitli bitki demetlerinin de nazardan korunma yöntemi olarak yaygın bir şekilde kullanıldığı görülür. Karaçalı, iğde dalı, üzerlik ve sarımsak başı gibi bitkiler toplanıp kurutulduktan sonra bir iple bağlanır ve evin kapısına asılır. Halk tarafından bu yöntemin hane içine negatif enerjinin girmesini engellediğine ve evi nazardan koruduğuna inanılır. Diyarbakır yöresinde ise genellikle dikenli otlar tercih edilir.

Korkusuzluk Mühründen Faydalanmak:

Korkusuzluk mührü anlamına gelen Abhaya Mudra; Budizm, Hinduizm ve Jainizm gibi dinlerde kullanılan en temel mudralar arasında yer alır. Kötü enerjilerden ve korkulardan arınmak için kullanılan en eski mudralardan biri olarak görülür. Abhaya mudra pratiğini uygularken sağ elin avuç içi dışa bakacak şekilde konumlanır. Bu duruş sayesinde kişinin kendine karşı olan kötü enerjileri durdurduğuna ve bir tür ilahi güvenlik duvarı yarattığına inanılır.

Nazar Değdikten Sonra Yapılan Uygulamalar

Nazarın bir enerji olduğundan ve bu enerjinin kişileri, ortamı ve eşyaları düşük bir titreşime çektiğinden, bu sebeple de hastalık, kaza ya da bozulma gibi durumları yarattığından bahsetmiştik. Nazar değdikten sonra yapılan uygulamalar, en temelde, bu düşük titreşimi yükseltmeye yöneliktir. Çünkü titreşim alanımız yükseldikçe enerji alanımız ve auramız genişler böylelikle kendimize ‘doğal bir koruma kalkanı’ oluştururuz. Şimdi gelin geleneklerimizdeki uygulamaları inceleyelim.

Adaçayı Yakmak

Kişinin üzerindeki nazarı kovmak amacıyla ada çayı bitkisi yakmak, eski Anadolu toplumlarından günümüze kadar ulaşmış olan bir gelenek. Evde ada çayı yakmak sizi ve hanenizi yalnızca nazardan korumakla kalmaz. Zihninizin, bedeninizin ve yaşam alanınızın kötü titreşimlerden arınarak temizlenmesini de sağlar. Siz de ada çayının arındırıcı etkilerinden faydalanmak için uyumadan önce veya kendinizi bitkin hissettiğiniz anlarda bu yöntemi tercih edebilirsiniz.

Kurşun Döktürmek

Kurşun döktürmek, halk arasında nazara karşı yaygın olarak kullanılan yöntemlerin başında gelir. Kültürümüzde de sağlam bir geçmişe sahip olan bu gelenek, halk inanışına göre kişinin nazarın etkilerinden ve negatif titreşimlerden arınması için uygulanır. Eritilmiş kurşunun kişinin başının üstündeki su dolu kaba birden dökülmesiyle gerçekleştirilen bu gelenek, kişiyi kötü enerjilerden koruduğu gibi onun şansının açılmasına da yardımcı olur. Ancak geleneğe bağlı kalmak amacıyla kurşun dökme işini nazarı tedavi etme gücüne sahip kişilerin yapması gerekir. Üstelik bu yetenek, “el verme” yöntemi ile başka kişilere de aktarılabilir.

Kaya Tuzu Dolandırmak

Tuz dolandırma işlemi eski çağlardan beri kullanılan ve Anadolu halkı tarafından etkisine inanılan yöntemler arasında yer alır. Tuzun negatif enerjileri bünyesinde topladığına dair yaygın bir inanış bulunur. Bu nedenle kötü titreşimlere maruz kalmış kişileri nazardan korumak için tuz dolandırma yöntemi uygulanır. Açık havada yapıldığında daha yüksek bir etki yarattığı düşünülen bu kadim yöntemi kendi kendinize de uygulayabilirsiniz. Bir miktar kaya tuzunu elinize alarak kafanızın üzerinde sağdan sola olacak şekilde 22 kez döndürün. İşlemi tekrarlarken “Üzerimde var olan tüm negatif enerji gitsin.” cümlesini dile getirin. Uygulamayı tamamladıktan sonra avucunuzdaki tuzu sol omzunuzun üzerinden arkaya doğru fırlatın ve geriye dönüp bakmayın. Ardından duş alarak bu kadim tekniği tamamlayabilirsiniz.

Siz de nazardan korunmak ve gerekirse nazardan kurtulmak için bu kadim yöntemleri uygulayabilirsiniz ancak bu ritüelleri inanarak gerçekleştirmeye özen göstermeniz gerektiğini unutmamalısınız.

mibosowellbeing

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir